18 Ocak 2015 Pazar

Sessiz kalmak çok zor!!!




Boğulurcasına öksürüyorum, öksürüyorum,  öksürüyorum...
Dün dersten çıktıktan sonra aniden sesim gitti... Barry White'e taş çıkartacak bir sesim var, su anda  inanın :)) ...Yalnız şarkı söylücek makam ve gufte bilgim yok haberiniz olsun :)) sonra yağmur filan yağarsa ben karışmam !
Bu nasıl bir hastaliksa???
Neşem yerinde !! Allah Allah! niye ki acaba ??? Onuda anlamış deyilim... Ya sesim,  niye beni terketti ?...  Onu hiiiç anlamış deyilim ... Valla öğrencilere de bağırmadım...Zaten onlara asla bagirmam...Ders desen, çok iyi geçti... çok mu konuştum acaba dersiniz ?... 
Boğazımda ağrımıyor... çok tuhaf çok ! Ateşim var mı ki? , bilmem ki ? Olsaydı üşürdüm herhalde...Vücudum bir ağrır gibi, bir iyi gibi... Hastamıyım desem... Sadece öksürüyorum o kadar ... Sahi ben daha geçen ayda öksürmüyormuydum???  Yök yok!!! Bende tuhaf bir dert var... Ben kolay kolay hasta olmam... Hasta olsamda neşeli olmam! Biri beni anliyorsa  lütfen bana bildirsin!!! 
Yaa ... Bu işin en zor yani ne biliyormusunuz ??? Evde çocuklara bağıramıyorum yaa! iste o çok kotu iste ! Beni duymuyorlar bile... Çıkmıyor ses çıkmıyor!!! İmdat!! Sessiz kalmak çok zor!!! :))

16 Ocak 2015 Cuma

Ezan sesi!



Ezan sesi nedir bilirmisiniz?

Ancak uzun zaman mahrum kaldıktan sonra  anlayabiliyor insan 
o güzel makamın mühteşemliğini... Olağanüstü bir duygu, 
bir güven hissi, ezan sesi ! 
Çocukluğumuzda işittiğimiz ninni gibi huzur verici, 
bir yenilenme safhası, 
kendini bulma zamanı, 
bir enerji depolama imkanı ! 
Bir haz anı... 
yeter ki onu dinlicek zaman ayıralım kendimize bu iyiliği yapabilelim, yeter ki tam anlamıyla yaşıyabilelim, yeter ki onun kutsallığını kavrayanilelim,
 tefekkür edebilelim... 
Ne mutlu minarelerinden ezan sesleri çınlayan  memleketlerde  yaşayan insanlara !!! Ne mutlu bu değerleri idrak edebilenlere !!! Ne mutlu bir insan sesi ile namaza çağrılanlara!!!
Ne mutlu günde beş defa tekrar tekrar usanmadan ikaz ile davet edilenlere !!!

Hayırlı cumalar !

15 Ocak 2015 Perşembe

sevgiyle kalın !





Hayırlı perşembe sabahları değerli dostlar !!!



Ne yapayım ne yazayım çok uzun zamandır yazmıyorum derken, düşünüp taşınmadan yazmanın en doğrusu olduğuna karar verdim... Yoksa arayı fazla açıçağım gene...Aslında yazmak istediğim çok fazla konu var, ama kendi kafamı yorduğumla yetmiyormuş gibi bir de sizlerin kafasını yormayım, bu stresli konularla diye düşünüyorum... misal şu Fransa’daki saçpa sapan senario hakkında kanım donup kalıyor... Bu kadar mı saçma olur ? güya üç gün kovalamaca oynadılar ! sadece vatandaşı korkutup daha fazla   bir  kontrol uygulamak için... Ne yapacaklarını şaştılar ! Avrupada İs. dönüş aşırı derecede hızlanıyor,  gün geçtikçe daha fazla fransız M. oluyor, kutsal mekana giden (farkindaysaniz bu kadar basit bir kelimeyi  bile yazamiyorum :( ...)  genç insanların sayısı gittikçe artıyor... T. önlücez derken (bazı kelimeleri baş harfleriyle yazıyorum , aşırı bir kontrol var burada her an T. meyilli diye başımıza bir dert gelebilir, hiç yoktan ... korkuyorum : dün gene bir fransız  komedien bu konuda sadece samimiyetle fikrini söylediği için her yerden, adamacağıza mahkeme davası açıldı , güya T. meyilli diye : hiç alakası yok !) efendim nerde kalmıştım : ha güya t. önlücez derken özgür düşünce haklarımızı gasp ediyorlar, birileri istediği  gibi is.  hakaret ederken, normal düşünce özgürlüğü oluyor (ki birilerine hakaret etmek özgürlük müdür, terbiyesizlik mi? yoksa saygısızlık mı? özgürlük nereye kadar özgürlüktür ??? oda tartışılır! !!), ama bir diğerleri söyleyince T. meyilli oluyor!!!  Öte yandan başka gruba, yani Y.  en ufak olumsuz söz eden kendini Polipshanede buluyor...Tam 30 başörtülü bayanımıza şiddette bulunuyorlar, 27 camii gaspa uğruyor : medyada ses yok ! Bir S.g olsaydı dünya çalkalanırdı! bizim aslında ne gerçek H.larla   derdimiz var nede Y.lerle, hepsi çok yaşasın! Tabiki  Hepimizi T. ye karşıyız !!! : yazık deyil mi onca suçsuz  insan ölüyor dünyada...Ama,  bu nasıl bir demokrasi? Bu nasıl bir adalet? Bu nasıl bir özgürlük ! Tüm halkın tel. Dinleniyor, korkarak yazıyoruz, halk heryerde izleniyor : Buna özgürlük mü deniyor şimdi ? Neyse benim konum bu deyildi... Gene açıldım ben, boş verinsanızya dertleniyorum işte...Konu değiştirelim... Uzun zamandır ben gene gelemedim buralara...Ne mi yapıyorum? Bu günlerde bol haber seyredip, pies yazıyorum... Ne piesi mi ? sene sonu şenliği için bücürlerimizin oynuyabileceği bir pies yani konuyla hiç alakası yok : aile hayatını konu olan bir pies...Biraz komik biraz düşündürücü bir şey ...biraz gülelim öyle deyil mi?  Haa birde bol bol  sanatımla meskülüm işte... ;) O da hem çok yorucu, hemde zaman alıcı... çocuklarla bir arada gitmiyor ama :s... idare ediyoruz...benden bugünlük bu kadaaar ! öpüldünüz sevgiyle kalın ! Siz siz olun, sakin içinizde kin barındırmayın!

12 Ocak 2015 Pazartesi

Mutlu,huzurlu, sağlıklı, başarılı yıllar versin yüce Mevlam hepimize








Evet yine çok fazla ara verdim...biliyorum... yine kendimi merak ettirdim...biliyorum...yine yorumları karşılıksız bıraktım biliyorum... Biliyorum size gelemedim o kıymetli postlarınızı okuyamadım... Biliyorum koskoca bir yıl geldi geçti...Paris'te bir sürü olaylar oldu, beni merak ettiniz, biliyorum... Biliyorum, yeni yıl gireli nerdeyse iki hafta oludu, ve ben hala size mutlu yıllar dileklerimi iletemedim... Nice güzel günler bekliyor bizleri,biliyorum ...mutlu ve huzurlu yuvalarımız olmasını hepimiz gönlümüzden geçiriyoruz... biliyorum ...Biliyorum ki hepimiz yüce Rabb'imden önce sağlık bekliyoruz...biliyorum ben ve sizlerin arısında tarif edilmez bir bağ oluştu bunca zamanda.. Ilgi, saygı ve en önemlisi sevgi bağı bağların en vazgeçilmezi,  biliyorsunuz!!!
sizi seviyorum !
Mutlu yıllar!!! Allah her şeyin hayırlısını gönlünüze göre versin!!! Ve
Her dua bir gün gerçekleşecek onuda biliyorum, ve  sizde biliyorsunuz... Biliyorum....

22 Aralık 2014 Pazartesi

İçimdeki edaların sesi...




Vee hayırlı sabahlaaar !!
Haftanın ilk günü...
-Ne güzel, yeni bir hafta,  yeni proje ... Normalinde öyle...
-Ama bugün deyil işte ...
-çocuklar kış tatiline girdiler... tam 15 gün !!!
- eyvah!!! Ne oluyor bana yaa, sanki bir uykudan uyanmış gibi...
-Sakin ol edaaa!! panik yapma!!!
Bugünleri haftalardır hayal etmiştin , unuttun mu ???
-Nasıl panik yapmıyım yaa ? Nasıl panik yapmim?? Uzuuuun  bir tatil !!! sakin, rahat huzurlu bir tatil mi geçiriceğimi mi sandınız ?? ...
İki farklı kız ( biri kuzey biri güney : gülmeyin gerçekten ama gerçekten öyleler ) yapılarda farklı , karakter farklı , zevk alanı farklı, her şey ama her şey : biri esmer bir sarışın, biri küçük bir büyük, biri cesur ve sportif hiç bir şeyden korkmaz, biri utangaç nazik mi nazik ve ürkek : bir kan damlası görse dahi bayılır...  hele bir böcek veya bir örümcek görcek,  bütün avazıyla bağırır tavana yapışır.. -Abileri! Ah abileriii.. O desen tamamen  çıfte farklı!  fatklı  hemde çoook farklı... Hem sorumlu ve adil, hem italyan maçolardan, yoksa osmanlı kaba dayısı mı desem bilmem ki ?...  : hani ben bu evin erkeğiyim bulaşığı siz yıkayın ekmeyi ben alırım diyenlerden ...
-Ben mi ?
- Bense bunların içinde bir sabır taşı!!! İçim sinirden köpürsede, sarı dalgalı çallarımı yolum yolum yolsamda, ( bu arada Sessize duyrulur! ) dışa belli etmemek için, kendimi patlamaya gelicek bir balon gibi  tutmaya çalışıyoruuum,  çalışıyoruuuum !!!  ve sonunda
-paaaaat!!! Ama fecii bir paaaaaaaaat!!!
- herkes kendi odasınaaaaa!!!!! Yıkılın karşımdan!! Yok olun!!! Kimse görünmesin gözümeee!!!!

- nasıl maceralı bir tatil ama demi !!!

Sonra mı ?
-Sonra efenim içlerinden biri,  o anda en vicdana gelen, veya daha kötüsü : benim zor kabul ediceğim bir izni benden,  koparmaya çalışan bir akıllı,...  usulca geliir :
- annecim sana kahve yaptım!
der ve gülümseyerek sessiz adımlarla geri çekilir ve gider....
-Bak bak  bak seeen  !!! Birde insanın duygularıyla oynarlar !!! Sizi sizi !!!
Ama olmaz ki olmaz edendim olmaaaaz !!!
Bir annenin duygularıyla bu kadar oynanılmamalı !!!
- Şikayet bürosu yok mu ???
 Ben bu durumu şiddetle şikayet ediyorum  efendim!!! Hemden şiddetle !! hem insanı kızdırıyorlar, hem de duygu sömürüsü yapıyorlar !!!
 annelerin beyninde farklı farklı duyguları birbiriyle savaşa giriyor adeta yahu!!
-hangi duyguyu üste çıkarması gerekiyor bu kadıncağızın ha ??
Üstelik, O kararı vermek yetmiyor gibi,  birde hangi çocuk haklı hangi çocuk haksızı bulması  gerek !
- Yok yok efendim yok!
Yani bir nevi hakem olmak gerekiyor burada !
-Eyvah!  dinle bakalım eda ! dinlede dinle onu dinle bunu dinle!!  Sabahtan akşama kadar,  üstüste dava dosyaları ! biri açılır bir kapanır  ...
-yahu ben hakem deyilim ki !  bir eğitim almadım ki ben !! (anneler hamileyken almalı böyle bir eğitim bence !!! Çok zor bir iş valla!! anne adaylarına duyrulur!!!...  )
- Ben en iyisi kaçayım..
-Guya arkadaşlarla İstabul'a gidicektin Eda! oh olsun sana ! kabul etseydin işte!  Çocuklar eğlenmek isticek sense dinlenmek! Hadi bakalım ayıtla pirincin taşını...