16 Ekim 2013 Çarşamba

Bayram birinci gün sonu.



                                                                   görsel : Kathryn Andrew Fincher


Eveeet! koskoca bir bayram gunu sona erdiii ! yarin devam insallah. biraz ziyaret, biraz misafir karsilamak, bolca tatli yemek, tatli sohbet derken  gelmis geçmis birinci bayram.
Ilk defa esimden uzak bir bayram geçiriyorum.Bayramdan iki gun once Kırgızistan'nin fakir bolgelerine  kurban  goturme niyetiyle gitmisti.Babalarinin yoklugunu hissetmek,çoçuklar için, dahada bir zor olucagini dusunmustum fakat Allah'tan dayilarinin  annannelerin, ve buyuk babalarini  dag gibi sefkatleri sayesinde fazla  yoklugunu hissetmediler sanirim... Belkide  bana uzuntulerini hissettirmekmek için daha guçlu gorunduler ,  kendilerini zorladilar... bilemicem....O kadar hisli ve akilli çoçuklar ki, bunun boyle olmasina hiç sasmam dogrusu... 

13 Ekim 2013 Pazar

Ömür dediğin....



Ömür dediğin ne, bir göz kırpması!

Yine bir bayram geliyormus nerdeyse... Geçen bayram daha bana dunmus gibi geliyor. Ne cabuk vakit gelip gecmis megerse. Ömür dediğin ne, bir göz kırpması. Gözün açılıyor bir an, bir an sonra kapanıyor, o kısacık an ömür. Bunu kendimize iyi yaşatmak, coşkuyla yaşatmak mecrubiyetindeyiz.
Iki bayram arasi nerdeyse yok olmusum, islerin arasinda kendimi unutup gitmisim.Yasadim mi ? Elbette yasamisimdir, elbette gulmusumdur, elbette aglamisimdir. fakat hiç bir animi hatirliyamicak kadar yorgunum su anda. Bitkin bir vaziyette hala yazmak için gayrette bulunuyorum. Nedir bu bendeki tempo tutkusu?... Neyse fazla o konulari dusunmek istemiyorum.
Bu yazilari yazarken bile çoçuklarin biri geliyor biri gidiyor. Bitmek bilmeyen soru yagmuruna tutup kafami karma karisik etmeyi basariyor. halbuki bu gunumun nerdeyse tamamini aileme ayirmistim.  çoçuk dediginde ilgiye doymak bilmiyor ki! Ne kadar verirsen o kadar fazlasini istiyor. Onlar yorulmak nedir hiç bilmezler. keske bende onlar kadar tukenmez enerjiye sahip olabilseydim...
...Iste bu aksamimida birazicik sizlere  vakit ayirayim diye boyle saçma bir yazi yazma ihtiyaci duydum... Sizlerden fazla uzak kalmama  arzusuyla,  bir demlik çay niyetine bir demlik yasam konsantresi paylamayi tercih ettim... Hayirli geceleriniz olsun!

7 Ekim 2013 Pazartesi

Nihayet burdayim!







Ne bitmez islerim varmis benim!!!

 Ne zamandir , sizlere kavusmak için can atiyorum fakat inanin bir turlu firsatim olmuyor.
izin hazirligi,  tatiller, çoçuklarin okul açilmasi , kendi toplantilarim, derneklerim, vakiflar, arkasi bitmeyen yatili misafirlerim... derken  bir duzen tutturup islerimi rutine bagliyamadim. Inanin hayli zor bir durum. Boyumdan fazla yuklere mi girisiyorum acaba???
 Neyse ki, bu sezon ilk postumu, hazirlamak için, anca vakit bulabiliyorum. Yani bir 15 dakikam var su anda, sizlere alelacele bir selam vereyim dedim degerli okuyucularim ;) en azindan ben hala buradayim ,yasiyorum demek için... 15 dakika sonra dünden kalan yirmi üç kisilik yemekli misafirlerimden kalan Üçüncu bilasik makina turunu ayarlam gerekiyor.malesef dun aksamdan bitiremedim.Malum yogunluktan kizim uniformasini yikamasini unutmusum :( dun aksam kizim sorunca aklima geldi derken aksam birde  çamasir makinasi turu ayarladim. sabah haliyle Üniformasini ütulemem  gerekti. zor guç çoçuklari okula gonderdikten sonra biraz derslerimi hazirladim. biraz sonra yani bir yigin bulasiklarimi makinadan çikarip yerledikten sonra tektrar bir yigin bulasik daha koyup calistirmam gerekiyor ve çamasirlarimida durup yerledikten sonra (yalan soylemiyeyim belki yerleme vaktim olmucak ;p)  toplantima yol almam gerekiyor.
OOOf offff! ben ne zaman resimlerimle firçalarimla bulusucagim??? yaaa! firçalarimi ozledim inanin nerdeyse 4 aydir hiç bir tuale dokunamiyorum içim gidiyor! ozledim! sizi ozledim! firçalrimi ozledim! evimde sakin kalmayi ozledim! kitaplarimi ozledim!... ozle...