21 Ekim 2013 Pazartesi

Degisiklerin sonucu



Hepiniz merak ediyorsunuz biliyorum! Acaba Eda, dun aksam kovadan bosalircasina yagmurun altina çikip dans etti mi? Bunu birileri gordu mu? Eda'ya deli dediler mi? diyorsunuzdur. Biliyorum! Biliyorum!...Efenim ...Nasil anlatsam...Simdi soyle oldu...blogumun yazisini bitirmistim bitirmesine fakat, buna birde resim ekliyeyim, hemen sonra gondereyim,  fazla beklersem, yazimi yayinlamaktan vazgeçerim,... Belki! diye dusundum. Yani isimi garantiye almak istedim....Ammaaa!... Elimde avucumda bu yaziyi temsil edicek bir resim olmadigi için netten aramak zorunda kaldim...Tabi haliyle bu islem biraz dusundugumden fazla zaman aldi (bir onbes dakika falan surdu) desem yalan olmaz...Tam bitirdim postumu yayinladim ve disariya çikayim derken...Birde baktim ki,..O siddetli yagan yagmurdan eser kalmamis dostlar! Yani suç benden gittiii ! Yani, sonucta Allah benim rezil olmamdan korudu diye bilirim... En azindan bu seferligine ;))
 Fakaaaat, degisiklik yapmadim mi??? yaptiiiim! yinede hayatimda bir degisiklik yaptim ki oyle bir degisiklik... Ama ayni gun deyil ! Nasil mi ? Efenim nasil anlatsam...Ertesi gunu sabah erkenden kalktim (degisik olan bu deyil, ben her sabah çok erken kalkarim zaten),ve enejim gerçekten çok dusuk ( her zaman ki halim),ve beni gun boyu bir dunya is bekliyor... Demir vitaminimi (bende surekli demir eksikligi var zaten) hemen alayim ki, biran once kendime geleyim dusuncesiyle farketmeden, vitaminleri diger haplarla beraber,  aç karna ,hepsini yutmusum. Galiba o anda haplarla beraber aklimida yutmusum ki, onbes yirmi dakika sonra bende bir mide bulantisi, bir bas donmesi, bir terleme sormayin gitsin!!! Bundan iyi degisiklik mi olur? alin size degisiklik ! Megerse zehirlenmisim... Neyse ki ucuz kurtulduk yine... yok yok "Anne Marie Jobin" hanim efendi! fikir, çok hos! çok guzel! ama degisikler bana fazla iyi gelmiyor be kardesim ;) belki daha saglikli, ve daha az yogun oldugum zamanlar! yine deniyebilirim...Belki ;)

20 Ekim 2013 Pazar




Aliskanliklarimizdan biraz uzaklasmaya ne dersiniz?


gelin bu pazarinizi farkli yasayin, daha enerjik, daha yaratici daha çoskulu ve neseli kalin. Buda nereden çikti simdi diceksiniz ! Efenim, Anne marie jobin' nin " Kendinize yakisan hayatinizi kurun" kitabinda (ben fransizcadan tercume ediyorum belki kitabim turkçe basligi farklidir  o tarafini bilemicem, belkide bu kitabin turkce ceviriside yoktur onuda hiç bilemicem... Sunmasi benden arastirmasi sizden ;) ) Eveeet bu  kitabini okurken, degerli dostlarim, beni dusunduren bazi seyler oldu ki, sizlerle paylasmak istedim. Evet efendim, aliskanliklarimiz bizi tembelestirerek enerjimizi dusurup bizi monoton bir hayata surukluyormuuuus. yani bu demek oluyorki biraz normal gunlerdeki yaptigimiz seylerden farkli deneyler uretirsek, daha enerjik ve daha çoskulu daha yaratici oluyormusuz... cevremizdekilerin bizi delirmis gozuyle bakma riskini goze alarak ne dersiniz bu pazarimizi farkli bir sekilde yasasak, hiç ummadigimiz bir sekilde aksamlasak, koltugumuza otururken ayaklarimizi yukari kaldirip basimizi asagi bosluga sallasak,seppanin uzerinde muzik esliginde dans edip sarki soylesek, yatagin uzerinde çoçuk gibi hoplasak, sarki soyluyerek arka arka yurusek, bagirarak siir okusak.... gerisinide siz uydurun arkadaslar, biraz yaratici olun iste, çoçuklasin, çosun ! mesela ben simdi uslu uslu blog yazicagima, disarida kova gibi dokulen yagmurun altna çikip, bahçede dans etsem diyorum....Diyorum demesinede yapabilicekmiyim  :S .... o cesaret var mi bende yaaa!!! bir deniyeyim bakim sonra soylerim size ;)) 

19 Ekim 2013 Cumartesi

çoçuklarimizin bayramlari


                                         

Bu sabah, daha oncede  soyledigim gibi, kucuk çoçuklarimizin bayram senligini duzenledik.  Bu sefer, ben yoktum diger okulda toplantim oldugu için malesef katilamadim, ama ön organizasyonu daha onceden duzenlemistim, zannederim talimata uyulmustur, ve çoçuklar keyif almislardir, nasil olsa pazartesi bana bir geri donusum olur...  
ogleden sonra,  genç kizlar için hazirlamis oldugumuz, haftalik din ve  kisisel gelisim sohbetlerin 3. dersiydi. On bes kizimizla basladik, her hafta rakam artarak bugun 28 kizimiza ulastik. Sanirim bu rakam haftaya dahada articak, cunki bugun iki kizimiz, bazi sebeplerden dolayi gelememisti. Umarim butun sene boyu bu sayinin altina inmeyiz. Kizlarimiz, birinci saati , hoca hanimla kuran okuyarak geciriyorlar diger saatini benimle kisisel gelisim, turk kulturu ve tarih dersi goruyorlar. Onlari aydinlatmak için, kendilerine guven saglamalari için, karinca kararinca elimizden gelen gayreti gosteriyoruz. Umarim Yuce Rabbim emeklerimizi bosa çikarmaz. Ilerki zamanlarda, hobbi olarak, tiyatro dersleride eklemeyi dusunuyorum : daha oncede bu yolu denemistim, tiyatro yaparken kizlarda inanilmaz bir degisilik gozlemlemistim, adeta kendilerine  guven geliyor daha aktif, daha esprili oluyorlar, ki buda ilerki hayatlarinda   onlari daha ozguvenli, daha basarili kilicaktir eminim. 
Bayramdan dolayi, bugunku  ders programini eglenceli hale getirmek için oyunlar duzenlenleyerek  soru-cevap yarisi yaptik.  Her yarisin bir odulu olmali tabiki. Ve birinci gelen kizimiz,  odul olarak annesi için, bir buket çiçek kazandi  ( ne bileyim aklima bu sefer boyle bir fikir geldi : boylelikle anne kizindan gurur duyup diger es dostlarinada kizinin basari oykusunu anlatabilicekti  elbette ;)...

18 Ekim 2013 Cuma





Kurban bayrami kutlamalarimiz gayet guzel geçti!

Cevremizde ilk defa , kadin kollari olarak camimize sahip cikmak için  bir dernek olusturduk. Sizlere Turkiye'de biraz belki garip gelir, fakat yurt disinda boyle degerlere sahip çikmamiz sart. Yoksa ufakda olsa, kuçukte olsa, yari yeraltida olsa, penceresizde olsa, minaresizde olsa, ezan minarelerede okutmasalarda, sefil bir yerde olsa camimizi, yani tek ibadet yerimizi, ellerinde gelse,  alicaklar ve biz muslumanlari ibadetlerimizden mahrum birakicaklar. 
Niçin mi boyle pesimist dusunuyorum? cunki bulundugumuz yerin belediye baskani malesef, hmm...ne desem... biraz anti-musluman, anti-turk desem inanin abartili olmaz. Birakin yardimi, cunki butun geliri gonullu musluman kardeslerimiz tarafindan karsilaniyor, icap edilen davetiyeye bile karsilik vermicek kadar kaba bir insandir kendileri. Halbuki diger din kurumlarina, yagudi kesimlere, hiristiyan, katoliklere  gayet lutfediyorlar...Neyseki çokta uzulmedik, bize tenezul etmiyene biz hiç tenezul etmeyiz!... Ama yinede, ben Eda, o isin pesini birakmicam ve eninde sonunda bu belediye baskanina kendimizi tanitmayi basaricam, merak etmeyin dostlar! 
      Evet kurban bayrami kutlamasi demistim, kadin kollari olarak kimimiz pilav, kimimiz, kavurmalari, kimimiz tatlilari evde hazirlayip camide mega bir orgnizasyon duzunledik. Cevremizdeki butun Musluman turk kadinlarimizi ( erkeklerimiz bayram olsada, malesef tatil vermedikleri için çalismak zorundalar, çoçuklarimiz ise okuladalar) davet ederek guzel bir topluluk olusturup, hep beraber bu nigmetleri paylasarak bayramimizi tatlandirdik. Gayet basarili bir kutlama oldu. Allah izin verirse bu hafta sonuda gençlerimize ve kuçuk çoçuklarimiza ayri bir kutlama hazirlicagiz, her ne kadar bayram geçmis olsada biz anca kutluyabildigimiz için dolayisiyla bayramlarimizi  biraz daha uzatmak zorunda kaliyoruz :) eeeh  o kadarda olsun ama deyil mi? ;) Daha nice bayramlara insallah !

17 Ekim 2013 Perşembe

Bir bayram anisi




görsel : Kathryn Andrew Fincher


Fransa'da ilk Bayramim

Hatirliyorum Fransa'ya geldigim yilin, ilk bayramini. Daha henus bes yaslarimdaydim. Annem sabahin erken saatlerinde kaldirdi bizi, en guzel kiyafetlerimizi giydirdi. Muhtesem bir kahvalti hazirladik beraberce. Sonra sabirsizca babamin camiden gelmesini bekledik. Annem "-Bakin babaniz bayram namazindan bes on dakikaya kadar döner, gelince elini opuceksiniz, bayramin mubarek olsun babacim diceksiniz. Tamam mi? unutmuyorsunuz bak ! babanizin yaninda bana tekrar hatirlantirmayin! Anlastik mi?" diye bize sıkı sıkı tembih etti... Ah annecim ah!  Halbuki onun için ne kadar zordu bu bayram. Ailesinden ilk defa bu kadar uzak kalmisti. Kendi annesini ne kadarda ozluyordu. Gizli gizli gidip odasinda agliyor bize bir sey çaktirmamak için butun gayretini sarfediyordu...Yalnizlik çekiyordu, belliydi... Bir elin parmagigla sayilicak kadar turk tanidiklarimiz vardi. Nerdeyse hiç yok denilicek kadar az. Onun için onlar gözümüzde çok degerliydi. Konu komsunun kiymetini hayli hayli bilirdik hepimiz. Birbirimizi butun farkliliklarimizla beraber sever sayardik. Kimimiz Mersin'den gelmistik, kimimiz Izmir'den, kimimiz ise Konya'dan... Halbuki herbirimizin toreleri farkliydi, ama yabanci memlekette o farkliliklari bile gormuyorduk. Fransizlarin gozunde ayniydik hepimiz. Yani biz musluman idik, turktuk, yabanciydik ...