9 Aralık 2014 Salı

Ne olur üç gün daha !!!



Hastalık bitti!! artık kaçacak yerim kalmadı, her ne kadar hala tek tük öksürsemde hala, sorumluklara devam! Bütün hafta elimden geldikce her faliyetten köşe bucak kaçmaya çalıştım, ama yine buluyor bir şeyler beni... Bu hafta babamlar iki defa aradılar kızım hastaysan gelelim bir yardımımız dokunur falan  diye :-ama babacım o kadar kötü  deyilim,ben idare ederim her şeyi, gerek yok diyerek atlattım adamcağızı... Ne yapayım ama.... şimdi güya bana yardım etmek için gelicekler, o nerede bu nerede diye annem sağı solu altüst edicek, güya faydalı olma adına gerek olmuyan işleride yapmaya kalkıcak, zaten oda bıkkın yorgun  bir kadın, eh bu sefer onu öyle görünce bende dayanamıcam ona yardım etmek isticem, yardım etmekle kalmıcam sanki onlar misafirmiş gibi birde onları ağırlamaya çalışıcam..Oohoo!!! Boşveeer Eda dedim kendi kendime ben ağır ağır her işimide yaparım,  hatta işim olmuyanıda yaparım ;) canım istemezse de yapmam...kime ne ? Elimden geldiği kadar anam! Yeter ki beni insanlar bir müddet rahat bıraksınlar!!!
Nede olsa annen baban, vicdan elvermiyor işte!... gene dayanamadım, tekrar aradım., sanırım onlarında canı sıkılmıştır diyerek pazar günü eve çağırdım . Tesadüf bu ya, Oğlan kardeşimde oradaymış ailesiyle birlikte, onlarda geldi derken biz otururken, kız kardeşimden telefon geldi dring! Dring! ( telefon sesi nasıl ama !!;) )
-geçmiş olsun nasıl oldun abla !
-annemler var sizde buyurun  gelin!
-aslında bizim niyetimizde oydu  zaten, sana gelicektik!
Birde baktım ki benim ev gene geniş aile yuvası haline gelmiş, çoluk çocuk bağrış çığrış, bir ahali olduk bir anda... yemek, meyve, çay kahve derken, akşam oldu , Ben artık doğru Yatağa!!!  aaatçuuuuuuuum!!!! 
Sen misin misafirden kaçan! Oh olsun sana Eda ! Aaaaaatçuuuuum !!! Yok yok ben biraz daha hastayım galiba ! Üç gün daha ! Ne olur üç güncük daha dinleneyim...aaatçuuum!! 

5 Aralık 2014 Cuma

Yaptığımız iyilikten gururlanmak


 Yaptığımız iyilikten gururlanmak !
Ben çalıştım, ben kazandım , ben sahib olduklarımı hakkettim,
ben emek verdim , ben ona yardım ettim , eksiğini tamamladım... Ben , ben , ben...
Başınıza bir felaket geliyor ve saçınızı bile tarayamıcak hale geliyorsunuz...
Hani biz güçlüydük , çalışırsak başarıyorduk! Birilerine yardım edebiliyorduk!
Yaptığımız iyilikleri bile hepten kendimizden bilirsek , Allah' ın kudretini yok saymış oluyoruz,
ve bir gün bütün sahib olduklarımızdan,  en gurur duyduğumuz varlıklardan bir anda yoksun olabiliyoruz... O istemezse biz ne iyilik yapabiliriz, ne de güç sarfedebliriz...
Yüce Mevlam yolumuzu şaşırmasın, bizlere her şeyi olduğu gibi dosdoğru göstersin,
bizleri yanıltmasın inşallah ...
Biraz fetfa gibi oldu bu post ama... Ne yapalım bugün bana gelen ilham böyleydi...
A sahi bu gün cuma! Belkide farkında olmadan altbeynim bana bunları dikte etti...
Bak bak gene iyiliği kendimden bildim... Konuş konuş boşuna! Kızım önce sen kendine anlat bu söylediklerini !!! Allah'tan ! Allah'tan !  Allah ılham verdi bunları sana farkında olmadan !!! Tövbe tövbe! :))

Siz daha amin demediniz mi yoksa ??!!!!
 :)) hayırlı cumalar!

3 Aralık 2014 Çarşamba

İmaj değişikliği




İmaj değişikliği


Ara sıra iyidir imaj değiştirmek..Durgunluğumuza biraz heyecan katmak, belkide  tekrar canlanmak adına...Sakin halimizin bir monotonluğa dönüşmemesi için belkide... İnsanlıktır hep gayret ederiz tekrar suyun üzerine çıkmaya... Bazen başarırız bazen hiç çıkmak istemeğiz, derinlerde unutulup gitmek isteriz, ve tekrar dalarız başımızı, bu sefer iyice sokarız derin sulara... Taki oradada da boğulma hissiyle ve can havliyle atarız kendimizi oksijenli havalara...Amma...Nereye kaçarsak kaçalım sorumluluğumuzla başbaşa kalırız. Her nefes alıp verişimizde, ölüp dirilmiyormuyuz aslinda her anımızda. Ve hep,ama hep kendimiz karar veririz hayata devam edip etmiçeğimize, pes edip edmiçeğimize, adam gibi yaşayıp yaşamicagimiza...kendi tercih ve kararlarımızla devam ederiz, her defasinda bu dünya yolunda nasıl yasayıcağımıza, ve yasamicagimiza...


işte böyle bir anımda
yaptım bir değişiklik blogumda,
fakat her değişiklik yapınca
taktir edersinz ki, sizde olmuşsunuzdur farkında :
benden gider,  bir parça !
bloğumda öyle mutlaka...
panel ayarında bir yer bozarım her defasında...
ne yapayım dostlar, hayat risk almak deyilmidir?
bazen bozarım bazen yaparım...
bazende hepten boz-arim
ama her defasında
tekrar kalkarım ayağa
bu çoook uzun bir süre sonra da olsa ;)

Bu sefer bir şey bozmamışımdır inşallah :)))




1 Aralık 2014 Pazartesi

Kar hanımı gören kulağına üflesin !



Nihayet tekrar aranızdayım !
Havalar gittikce soğuyor vucudumda bir ağırlık , boğazımda bir ateş bir ağrı, tempo desen full koşturmaca ...Bu kadar işi akşama kadar nasıl yetiştiriyorum ben bile hayret ediyorum. Neyse akşam  oluyor ya  ne mutlu ! Şükürler olsun akşamları bize veren Allah'ıma! Bir bardak sıcak çayımı alıp gecikmeden odamın huzurlu atmosferine gömülüyorum!...
Ha!! Bu arada! Kar hanımı gören lütfen kulağına üflesin:
zahmet olmazsa bir kaç günlüğüne...yok yok! az olur! bir kaç haftalığına bizim buraya da buyursun
Ama gelirken berrak beyazlığın yanında bir kaç kilo huzur, üç beş dirhem sakinlik, 9, 10 kırıntı hafiflik, bir çuval neşe ama asla mutluluğu unutmasın, ondan iki tır filan getirsin lütfen! Bizim dünyada bu değerlerden nerdeyse kalmadı da... 😉



20 Kasım 2014 Perşembe

Biraz vaktim varken yazmalıyım...




Biraz vaktim varken  yazmalıyım...

Öğlen molası , Bir iki kelamda olsa yazmalıyım...
Yazmalıyım, çünki, yazmazsam  yine tembeleşir giderim...
Tembelleşirsem... vay  halime !!!...Sessiz hanım, sessiz sessiz gelir... saçlarımdan tutar... ben  bağırmanın “aaa!”sini çıkarmadan ağzımdan, o bütün azarını,  bir hamlede bana püskürtür ...sonra...hiç bir şey olmamış gibi sessiz sessiz gider...gider gitmesine  amma... onun sesi hala kulaklarımda çınlar durur...içimden bir ses gibi... vicdan gibi...bir parola gibi....:))
Evet öğlen molası..Hava Paris tarafında çok soğuk. İstanbul, Ankara’da aynıdır büyük bir ihtimal. Ayaklarımı  sürüklüye sürükliye gitmiş de olsam, dönüşüm vicdan rahatlılığıyla kendimi kanatlanmış gibi, belkide bir melek gibi  afiiif hissetmenin keyfini yaşamaktayım...oh! be !!! kendime amaç edindiğim bir görev daha tamlanmıştır...
Neyse ki ben buraya yazıyorum ama ...buranın teması beni şartlıyor... ne yazıp yamicagimi bazen ayırt edemiyorum...bazen bir karışık zebze çorbası gibi bloglar var hani... her şeyden , her anlatım şekli, her konu ele alınmış, farklı tarzlar, bazen yemek tarifesi,  bazen özel hayat hikayesi, bazen kurgu ,bazen şiir defteri,  bazen fotoraf sergisi,....
Kötü mü oluyor? Hayır... bir çok vitamin bir arada!  Harika!!
Eeehee !!! sen niye şartlıyorsun kendini Eda hanımcım ??? Valla bilmem...çok mu mükemmeliyetçiyim acaba???... birde beni gerçekten yakından tanısanız,...O güzel hanım hanımcık tarzlarımın arkasında bir kusurum bir kusurum var... tahmin bile edemezsiniz... Neyse şssst!  ben size bunu söylemedim sizde duymadınız...
Derken yeri gelmişken size bir şey daha itiraf edeyim ... Geçen yıl, adsız bir bey veya hanım (genelde adsızları ben bey olarak algılıyorum :)) bana bir yorum yapmış...” siz hem eğitimci olduğunuzu söylüyorsunuz, hemde bir çok türkçe hatası yapmışsınız yazınızda!” diye bana veriştirmiş durmuş... :(( Doğruydu , üstelik o gün hızlı hızlı, içimden geldiği gibi, yazdım hiç düşünmeden, klavyemi zaten biliyorsunuz “U”lar, “Ü” ler “O”lar “Ö” ler hepsi birbirine karışmış, bilgisayarım desen,  otomatik olarak düzeltme yapmıyor , ben sürekli klavye kullanan bir insanda deyilim...ana dilim fransızca , Üçüncü dilim türkçe ( gülüyorsunuz ama gerçekten öyle) ,Türkiye de okula gitmedim ben türkçeyi Fransa’da öğrendim... vs vs... yani bende bahaneler hazır hemde  yüklü yüklü!  :)) neyse ki, yazımı  tekrar okumadan yayınlıyverdim gittiii!!... Gitti gitmesine amma... işte yaaa!!!  bazı (senden daha alim ;)) insanlar yakalar seni böyle kulağından Edacım ...
Konuyu gene dağıttım, gördünüz mü? İşte bir diğer kusurumda bu benim...Nerede kalmıştık ???... benim bloğun tarzında...O konuyu da başka bir gün ele alayım  ...vakit doldu,  bu günlük bu kadar... ama yinede bilesiniz ! : benim bloğun tarzı olmuyacak bundan sonra... zannederim... belki... belki de bir kaç blog daha açmam gerekicek... Onu da,  bu temmbelliğimle üstesinden gelemem...herhalde ...çık çık beceremem zaten ikisinide zor güç büyütüyorum üstelik üçte çocuk var evde  etti beş!... Birde eş ! ... Etti altı!!!!  Yoh ! yoh ! ulmaaaaz !!!...